Okul Günlükleri - Podcast

Yeni serimin ilk bölümünde, Oral Communication Skills dersinde bize verilen Podcast görevi hakkında yaşadığım deneyimi anlatacağım.

10 dakika okuma
1 ay önce

Bir önceki yazım olan Okul Günlükleri - Giriş yazısında bahsettiğim okul maceramlarından ilki, bu yazıda belirtilen, Y. Ö.'nün verdiği Oral Communication Skills (Konuşma Becerileri) dersindeki Podcast görevimiz olacak.

Podcast, hepinizin bildiği gibi, sesli anlatım şeklinde sunulan, birçok katılımcının bulunabileceği, belli konu altında kaydedilen bölümler serisine denir. Bizim bu dersteki en büyük amacımız, kelime telaffuzumuzu, anlık konuşma becerimizi geliştirmek ve kendimizi buna hazırlamak. Bu nedenler dolayısıyla haftada bu dersten 2, hatta bazen 3 farklı görev alıyor ve bu görevler genellikle bizim konuşma becerimizi geliştirmek için veriliyor. Okulumuzun ilk döneminde böyle bir görev olmasa da, bunun gibi bir çok görev bulunuyordu. Bu görevlerde yapmamız gereken, her hafta değişen bir konu üzerinde 4-5 dakikalık kendimize ait bir ses kaydı ile derse katılım sağlamaktı. Daha önceden belirlenen konular üzerinde videolar izliyor, araştırmalar yapıyor ve daha sonra kendi yorumlarımızı belirtiyorduk. Fakat bu dönem, bu derste, beni çok heyecanlandıran, bir o kadarda endişelendiren, grup şeklinde vereceğimiz bir ödev konusunun olmasıydı.

Yeni dönem başladığında yayınlanan müfredat belgesinde gördüğümüz, daha sonra da öğretmenimiz Y. Ö.'nün bize açıkladığı bu konunun Podcast kaydı yapmak olduğunu öğrendikten sonra kafamda hemen bir şeyler kurmaya başlamıştım. Daha önce yüzlerce, belki binlerce ses kaydı dinlemiş, binlerce İngilizce konuşulan videolar izlemiş, oyunlar oynamış ve onlarca yabancının bir arada olduğu topluluklarda yer almış, az da olsa Podcastler dinleme fırsatını bulmuştum. Aslında gayet basit olan bu konu, biraz üzerine düştüğünüzde sizi oldukça zorlayabilecek seviyelere kadar tırmanabilen, grup halinde yaptığınız için tek bir hatanızın veya eksiğinizin bile bütün grubunuza yansıyabileceği bir görev.

Nasıl başladık?

İlk olarak öğretmenimizin bize görevi tanıtması ile konuya giriş yaptık. Gidişatı ve neler yapacağımızı bize anlatan Y. Ö., bizlere gerekli kaynakları vermiş, işimize yarayacak birçok tüyo vermişti. Bunların en başında, Spotify tarafından yapılan, Podcast kaydetmek, düzenlemek ve yayımlamak için birebir uygulama olan Anchor'u bize önermesi vardı. Bu programı ilk bölümümüzü kaydederken deneyimlediğimiz için bir Podcast kaydetmek istiyorsanız kesinlikle bu programı kullanmanız gerektiğini düşünüyorum. Hızlıca toplu kayıtlar alabilir, düzenlemeler yapabilir, ses efektleri, giriş ve çıkış sesleri ekleyebilir, Google Podcasts, Spotify, Breaker gibi bir çok farklı Podcast platformunda ücretsiz bir şekilde paylaşabilirsiniz.

Bunların yanı sıra, yazılıma olan merakımın farkında olan Y. Ö., beni, grubumun bu uygulama ile ilgili bir sorusu veya sorunu olduğunda danışılabilecek öğrenci olarak göstermesi ise beni gururlandıran başka bir durum olmuştu.

Kayıt planı

Bir Podcast kaydetmenin ilk adımı, Podcast içerisinde konuşacağınız ana konunun belirlenmesi, Podcast'iniz bir seri şeklinde olacaksa bölümünüzün konusu, katılımcılar, özet ve birebir olmamak üzere hazırlanmış bir senaryonun bulunduğu bir plan dokümanı hazırlamaktır. Bunların hepsini de bize sunan Y. Ö., Google Classroom üzerinden bize ulaştırdığı dosyayı doldurmamız için bize 1 haftalık zaman dilimi verdi. Anlaşılan gidişat, 1 hafta bölüm planı, 1 hafta kayıt ve bunu 6 hafta boyunca tekrar ederek gidecekti. Böylece her hafta kayıt almayacağımızı anlamıştık.

Kayıt planı hazırlamak, sadece boş bir dosyaya yazılar yazmaktan ibaret değildi. Grup olarak konumuzu iyi seçmek, okul dönemimiz boyunca bize yetecek ve hepimizin hakim olduğu bir konu bulmamız gerekiyordu. Biz de "Türkiyenin Eğitim Sistemi" konusunu ele almak istedik. Aramızda bir kadının da bulunduğu, hatta bu kişinin grubumuzun lideri olduğu, birbirimizi bir süredir tanıyan 3 kişilik bir grup olmuştuk. Konumuzu seçtikten sonra önümüzdeki hafta ve gelecek haftalar için konu başlıkları düşünmeye başladık. Ne de olsa konumuzun bizi 6 hafta boyunca götürebileceğinden emin olmak zorundaydık. Konunun oldukça geniş, bir çok noktaya deyinebilecek bir konu olduğunda ortak bir karara vardıktan sonra bu konuyu öğretmenimize ilettik.

Sonrasında ise bize verilen bu kayıt planı formunu doldurmak için hepimizin müsait olduğu bir zaman bulmaya çalıştık. Hepimizin diğer bireysel okul görevleri, gerçek hayat işleri ve sorumlulukları gibi nedenler dolayısıyla ortak bir zaman bulmamız görevi Pazar günü teslim etmemiz gerekmesine rağmen Cuma gününü bulmuştu. Ben ilk bölüm için oldukça heyecanlı olduğum için bir kağıt ve kaleme 2 sayfalık bir "giriş" senaryosu yazdım. Senaryo, Podcast'imizi tanıtmamız ve devamında kendimizi tanıtmamız ile devam ediyordu. Daha sonra bu taslak çalışmayı grubumla paylaştım. Birkaç kere revize ettikten sonra grubumuzun lideri (kendisi bu konuya en hakim olan kişi) sadece kendimizi tanıtmamamızı, konuya az da olsa girmemiz gerektiğini düşündüğü için tekrar revize etti ve Podcast'in yarısında tanışmayı bitirip, devamında ilk bölümümüzün konusu olan "Eğitimde Eşitlik" konusu hakkında ufak yorumlar yapma kararı aldık.

Bu işlemlerin sonunda yukarıdaki hâlini alan kayıt planımızın devamında ise klasik bir senaryo biçiminde kimlerin ne diyeceği, nelere deyineceğini belirten bir tablo vardı. Neredeyse 5 kere revize ettiğimiz bu 3 sayfalık belgeyi öğretmenimize gönderdikten sonra öğretmenimizden gelen tepki, henüz daha bu işi yeni yapacak olan bizleri büyük seviyede motive etmişti.

Kayıt haftası

Grup olarak hepimiz bu yorumdan sonra daha da heyecanlanmıştık. Çünkü öğretmenimizin bizden beklentisi artmıştı. Onu yüzüstü bırakamazdık. Bunu grup olarak aramızda tartışarak zamanımız dolmadan önce birkaç taktik ürettik. Kayıt sırasında bu taktikleri kullanacaktık.

Pazar günü teslim edeceğimiz ödevimizin süresi dolmadan önce kayıt yapacaktık fakat grup olarak hepimiz çok heyecanlı ve her ne kadar birbirimizi tanımış olsak, seslerimizi biliyor ve aramızda utangaçlık olmasa bile hepimiz bunu yapmaya çekiniyor ve geri adımlar atıyorduk. Fakat Cumartesi günü gelince ödevin bir an önce bitmesi gerektiği duygusu daha ağır basmıştı ve Akşam saatlerinde herkes işlerini halletmiş olacak, 20.00 gibi ise kayda geçmiş olacaktık. Anchor uygulaması, gruplar halinde sesli görüşme kaydı yapmamıza imkan sağlıyordu. Bu özelliği kullanarak ben, diğerlerini gruba çağıracak ve kayda başlayacaktık.

Kayıt saati olan 20.00'dan 15 dakika önce, ufak bir işim çıktı ve kaydı ertelemek zorunda kaldık. Aslında ertelemek değil, 15 dakika içerisinde biteceğini düşündüğüm bir iş olduğu için fazla kafaya takmamıştık ancak ben tekrar müsait olduğumda saat neredeyse 20.10 olmuştu. Diğerleri beni bekliyordu, veya ben öyle sanıyordum 😂 Gruptaki diğer erkek olan Y. beklemekten sıkılmış ve oyuna girmişti. Grubumuzun lideri F.'nin de önemli bir işi çıktığından dolayı kayıt 20.40 saatine ertelenmiş oldu. Sonunda kayda başladık...

Üç, iki, bir, kayıt!

Anchor, bağlantıyı paylaştığınızda biri katılır katılmaz hemen kayda geçiyordu. Bu yüzden arkadaşlarımı olabildiğince çabuk girmelerini söyledim, yoksa bana düzenlemek için daha fazla kısım çıkacaktı 😂 İki arkadaşım da kayıt odasına girdiklerinde önce seslerimizi kontrol ederken, havadan sudan konuşurken, gülüp eğlenirken kaydın süresinin 20 dakikalara ulaştığını gördük, ve henüz konuya bile giriş yapmamıştık... Hepimiz çekiniyor ve kimse başlamak istemiyordu. Fakat önümüzde hazır bir senaryo vardı ve bu senaryoya göre başlayacak olan kişi grubumuzun lideri, ve bu haftanın lideri olan F. olacaktı. Bir süre daha zaman çaldıktan ve "şu zamanda başlayalım"ı 4 farklı zaman için söylemiş, ancak hiçbirinde başlayamamış olmamız dolayısıyla zaman gitgide ilerliyordu.

Artık sıkılmaya başladıktan sonra kayda girmeye karar verdik. Hepimiz cesaretini toplamış ve hazır hissediyordu. Kayıt neredeyse 35'inci dakikalara geliyordu. Biz de bu kayıttan çıkıp yeni bir kayıt açmak istedik, ve öyle yaptık. Yeni bir kayda geçtik. Bu kayda da arkadaşlarımın katılabilmesi için bir bağlantı oluşturdum ve onlara gönderdim. Hepimiz katıldığında kayda başladık. Yine zaman çalıyor ve eğleniyorduk fakat bu sefer bu kısım daha kısa sürdü. Bir süre sonra senaryomuzu okumaya, başlamaya karar verdik.

Herkes sırası geldiğinde konuşuyor, söylemesi gerekeni, üzerine isterse kendi (ek) yorumlarını da ilave ederek söylüyordu. Liderimiz F.'nin bağlantı sorunları dolayısıyla sesi bazen kesiliyor, kayıttan atılıyordu. Bu sorunu 2 kere yaşadıktan sonra biraz beklemek ve bağlantısının daha stabil hâle gelmesini istedik. Bu sırada diğer arkadaşım Y.'ye de bir kulaklık takmasını, sesimizin ondan yankı yaptığını söyledim. Anchor uygulamasında maalesef konuşan, konuşmayan herkesin sesi bir ses içerisine kaydediliyor, mikrofon kapatma veya bas-konuş gibi özellikler olmadığı için arkaplan sesleri, cızırtılar, yankılar ve her şey kaydı etkiliyordu. Arkadaşlarım bu sorunlarla uğraşırken ben de onları bekliyordum. Kısa bir süre sonra her ikisi hazır olunca tekrar en baştan senaryomuzu okumaya karar verdik.

Senaryomuzu okurken birbirimizin birçok telaffuz hatasını fark ettik. Hepimiz oldukça samimi olduğumuz ve ödevimizden iyi not almak istediğimiz için kolayca birbirimize kelimenin böyle telaffuz edilmediğini söylüyor ve doğrusunu söylüyorduk. Birbirimizin hatalarını düzelterek bir süre ilerledik. Deneme kayıtları alıyorduk. Hem senaryoyu daha iyi kavramak, hem de eksikleri gidermek istiyorduk. Bir süre böyle devam ettik ve yaklaşık 5-6 kere senaryoyu en baştan tekrar ederek, hatalarımızı gidererek, sorunların üstesinden gelerek ve birbirimize yardım ederek bitirdik.

Hatasız okumamız sonrasında ufak tefek hataları tekrar belirttik ve asıl kayda geçtik. Asıl kayıt, aralarda sessiz kısımlar hariç kesme olmayan, 6 dakika uzunluğunda bir kayıt oldu. Ben bir yandan sıramı beklerken veya konuşurken elimdeki kağıt ve kalem ile süre tutuyor ve kaydın 5 dakikayı geçeceğinden emin oluyordum. Ona göre de kendi satırlarımın hızını ayarlıyor, gereken yerlerde yavaşlıyor ve yeni şeyler ekliyordum 😅 Kaydımız bittiğinde elimdeki kağıtta 6 adet çizgi vardı, bu da kaydımızın 6 dakikayı geçtiği anlamına geliyordu.

Kayıt sonrası

Kayıt bittiğinde saatimiz 22.40 civarını gösteriyordu. Ertesi gün teslim edilecek bir ödevimiz vardı. Ben de bu yazıyı gece 2'de yazdığım gibi, yine geç saatlere doğru Podcast'imizin düzenlemesi üzerinde çalışmaya başladım. Daha önce bahsettiğim kayıt sırasında attığım çizgilerin yanında ayrıca kayda ne zaman başladığımızın da zaman damgası yer alıyordu. Böylece kaydın kaçıncı dakikasında asıl kayda başladığımızı kolayca bulabilecektim. Anchor uygulamasının editöründen bu kısmı buldum ve kaydı bitirene kadarki kısmı kestim. Daha sonra kesilmiş bu kısmı kaydettim ve ne olur ne olmaz diye telefonuma bu dosyayı indirerek bir yedeğini aldım.

Bu kesilmiş 6 dakikalık kaydın içerisinde de kesmeler yapacak ve parçalara ayıracaktım. Yaklaşık 30 dakika kadar süren uğraş sonucunda 6 dakikalık kaydı 16 ayrı parçaya bölmüş ve hepsine ayrı isimler takmıştım. Bu isimler, Anchor'da Podcast'imiz oynatılırken ekranda çıkıyor ve dinleyiciye, dinlediği kısım hakkında bilgi veriyordu. Girişe ve araya da birkaç ses efekti atmıştım.

İnce ayrıntılara önem verdiğim gibi, burada da elimden geldiğince ödevimize değer vermiş ve tüm detayları elle girmiştim. Figma üzerinden Podcast'imiz ve bölümleri için özel kapak fotoğrafları tasarlamış, bunları yüklemiş ve bölümümüzü yayınlamıştım. Saat tam olarak 00.00'ı gösterdiğinde Podcast'imizin bağlantısını grubuma atıp arkadaşlarıma fikirlerini sormuştum.

Fikir farklılıkları, üstesinden gelmemiz

Grubumuzun lideri kaydı dinledikten sonra müziklerin ve ses efektlerinin yetersizliğinden bahsetti. Bu durumda hem fikirdik fakat zamanımızın kısıtlı olması, uygulamanın bize verdiği sesler arasında bizi tam olarak tatmin edecek sesler olmaması dolayısıyla daha fazla ekleyememiş, yine de varolan efektleri yeterli olarak bulduğumu belirttim. Eğer isterse kendisinin de bir göz atmasını ve uygun bulduğu sesi bana söylemesini söyledim. Bir süre sonra kendisi de sesleri kontrol etti ve uygun bir şey bulamadığını söyledi. Kapanış için bir müzik bulmak istedik, bulamadık. İşi de daha fazla uzatıp kafamızı bulandırmak istemedik. Her ne kadar liderimiz tatmin olmamış olsa da gruptaki diğer arkadaşım ve ben onu kafalayarak kaydın iyi olduğunu, yeterli olacağını, bu haftaki sonuçtan sonra kendimizi daha da geliştireceğimizi anlattık.

Ödev sonuçlandı

Ödevi göndermiş, ve iki gün sonra sonucunu almıştık. Öğretmenimiz bizden güzel bir performans bekliyordu. Sanırım öyle de olmuştu ki bana Telegram üzerinden böyle bir mesaj attı:

Bu mesaj beni oldukça sevindirmiş ve gururlandırmıştı. Mesajı hemen grubumuza ve liderimize atarak onu biraz daha teselli etmek istedim. Öğretmenimiz ise bu sırada benden Podcast'i Spotify'da paylaşmamı istedi (bunu tek tuş ile Anchor üzerinden yapabiliyorsunuz ve 20 dakika içerisinde yayınlanıyor). Ben de bu işlemi yaptım ve sonrasında bağlantıyı öğretmenimize attım. Telegram'daki ders grubumuzda bu linki paylaşan hocamız aynı zamanda Anchor linkini de bıraktı ve Anchor'un bir başka mükemmel özelliği olan "Voice Messages" (sesli mesajlar) özelliği ile diğer öğrencilerin bize yorum yapmalarını istemişti. Kendisi de bu yöntem ile bize bir sesli mesaj göndermişti. Bir süre sonra da diğer gruptan başka bir arkadaşımız bizim Podcast'imize güzel bir yorum yapmıştı. Birkaç arkadaşımız da Telegram üzerinden yanıt yazarak bölümümüzün gerçekten iyi olduğunu belirtmişti.

Bu yorumlar hepimizi sevindirmiş ve motive etmişti. Ne de olsa çok uğraşmış ve ortada ortak olarak koyduğumuz bir iş bulunuyordu. Bunu öğretmenimizin ve arkadaşlarımızın beğenmesi bizi daha da mutlu etti. Şimdi ise bir diğer bölüm için senaryo yazmakla uğraşıyoruz. Önümüzdeki hafta ise o bölümün kaydını alacak ve öğretmenimize göndereceğiz. Bu şekilde 12 hafta boyunca kendimizi geliştirecek, bir yandan Podcast işini öğrenecek, birbirimizin hatalarını düzeltecek ve kendimizi geliştireceğiz. Eğer hepimizin ilk deneyimi olan, bir o kadarda heyecanlı olan Podcast'imizi dinlemek istiyorsanız sizleri şöyle alalım:

Yazıyı paylaş

Bunlar da hoşunuza gidebilir